Show simple item record

dc.contributor.advisorÖz, Fatmatr_TR
dc.contributor.authorSeki Öz, Hilaltr_TR
dc.date.accessioned2015-10-14T13:26:38Z
dc.date.available2015-10-14T13:26:38Z
dc.date.issued2013tr_TR
dc.identifier.urihttp://hdl.handle.net/11655/1525
dc.description.abstractThe current study was conducted as a descriptive research in order to describe the ways that multiple sclerosis patients apply to cope with stress and to evaluate their psychiatric symptoms. Research sample was chosen from 245 MS patients who have registered to The Multiple Sclerosis Association Turkey, Ankara Office, are living within the boundaries of Ankara town and finally, agreed to participate in the study. Data was collected by applying an introductory information form, Ways of Coping Inventory and the Brief Symptom Inventory. In assessing the data we used percentile, Mann- Whitney – U, Kruskal Wallis and Pearson Correlation tests. The complete study revealed that married mothers with 3 children, unemployed, and the patients who are supported by both nurses and doctors accepted a more unconfident and submissive approach, applied for less social support; with a higher educational degree, with a smaller EDSS score, who gained both doctors and nurses support and were on interferon therapy were more optimistic and self-confident. Female patients experienced somatization; married patients had anxiety, pessimistic egos, hostility; unemployed patients experienced depression, those who had less incomes than their expenses suffered from depression, the patient who acquired social support during disease progression had more anxiety and somatization experiences and the last but not the least, as years go by after the first diagnosis; the pessimistic personality perception as well increases. The patients were found to have less depression, somatization, pessimistic ego and hostility complaints as they were more educated. The study revealed a positive significant relationship between the use of unconfident approach and the presence of anxiety, depression and a negative personality. In the light of these data acquired, we recommend that female multiple sclerosis patients who are married with children, should be acknowledged as under risk for psychiatric symptoms, they should be planned and given an effective treatment for upcoming psychiatric problems. Besides, as these patients are known to have psychiatric symptoms risk apart from disability; we recommend that they should undergo protective mental health guidance within the early courses.tr_TR
dc.language.isoturtr_TR
dc.publisherSağlık Bilimleri Enstitüsütr_TR
dc.subjectMultiple sclerosistr_TR
dc.titleMultiple Skleroz Lu Hastaların Stresle Baş Etme Tarzlarının ve Psikiyatrik Belirtilerinin Değerlendirilmesitr_TR
dc.typeinfo:eu-repo/semantics/masterThesistr_TR
dc.callno2013/207tr_TR
dc.bolumPsikiyatri Hemşireliği Anabilim Dalıtr_TR
dc.description.ozetAraştırma MS hastalarının stresle başetme tarzlarının belirlenmesi ve hastalarda görülen psikiyartik belirtlerin değerlendirilmesi amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye MS Derneği Ankara Şubesi’ne kayıtlı olan, Ankara Büyükşehir Belediyesi il sınırları içerisinde ikamet eden ve araştırmaya katılmayı kabul eden 245 MS’li hasta oluşturmuştur. Veriler; tanıtıcı bilgi formu, Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği ve Kısa Semptom Envanteri uygulanarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde yüzdelik, Mann- Whitney U, Kruskal Wallis ve Pearson Korelasyon testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda evli, anne, 3 çocuklu, çalışmayan, hastalık sürecinde destek alan ve bu desteği doktor ve hemşireden birlikte alan hastaların çaresiz ve boyun eğici yaklaşımı daha fazla kullandıkları, daha az sosyal desteğe başvurdukları saptanmıştır. Eğitim düzeyi yüksek, EDSS skoru düşük, hastalık sürecinde doktor ve hemşire desteğini birlikte alan ve interferon kullanan hastaların kendine güvenli yaklaşımı ve iyimser yaklaşımı daha fazla kullanmaktadırlar. Kadın hastaların, somatizasyon; evli hastaların, anksiyete, olumsuz benlik, hostilite; anne hastaların, depresyon, somatizasyon, olumsuz benlik, hostilite; çalışmayan hastaların, depresyon; geliri giderinden az hastaların, depresyon; hastalık sürecinde destek alan hastaların, anksiyete ve somatizasyon şikayetlerini daha fazla yaşadıkları; tanı yılı arttıkça olumsuz benlik algısının da arttığı saptanmıştır. Hastaların eğitim düzeyi arttıkça depresyon, somatizasyon, olumsuz benlik ve hostilite şikayetlerinin azaldığı; geliri-giderinden fazla olan hastaların olumsuz benlik ve hostilite ile ilgili şikayetlerinin azaldığı belirlenmiştir. Çaresiz yaklaşım kullanımı ile anksiyete, depresyon, olumsuz benlik şikayetleri arasında pozitif anlamlı ilişki saptanmıştır. Bu bulgular doğrultusunda MS olan evli, çocuklu ve kadın hastaların stresle baş etme ve psikiyatrik belirtiler açısından riskli grup olarak kabul edilerek izlenmesi, duyguya yönelik etkisiz yaklaşımları daha fazla kullanmaları nedeniyle probleme yönelik etkili yaklaşımları içeren eğitimlerin planlanması ve uygulanması, ayrıca bu hastalarının özürlülükten ayrı olarak psikiyatrik belirtiler açısından risk taşıdığı bilinerek koruyucu ruh sağlığı açısından erken dönemde gerekli yönlendirmelerin yapılması önerilmektedir.tr_TR


Files in this item

Thumbnail

This item appears in the following Collection(s)

Show simple item record