Show simple item record

dc.contributor.advisorBuz, Sema
dc.contributor.authorÖngen, Çağıl
dc.date.accessioned2021-05-25T11:30:31Z
dc.date.issued2021-05-19
dc.date.submitted2021-05-05
dc.identifier.urihttp://hdl.handle.net/11655/23685
dc.description.abstractThis study focuses on the capabilities of young women and men to lead a life as they reason to value, the inequalities like gender inequalities in their lives and their coping experiences with inequalities and obstacles created by these structural inequalities. Qualitative research methodology has been used and ın-depth interviews have been conducted with 16 women and 12 men who were once the beneficiaries of conditional cash transfer for education. Interview guideline has been formed with the help of the theoretical framework of capability approach. MAXQDA qualitative analysis software has been used for data analysis, and the methodological steps of grounded theory has followed to analyze the data. All the study participants are residents of Keçiören and majority of their families were immigrated from the villages of central Anatolia after they were drifted apart from the agricultural production. Half of the participants are still the beneficiaries of social welfare programs while significant part of them either have recently applied for a social welfare program or the program was recently canceled. Eventhough, they benefitted from conditional cash transfer for education, a good part of them dropped school prematurely because of poverty, institutional incapacities, and structural inequalities like gender inequalities. Today, they are still struggling with the insecurities in the labor market and the need for social welfare still goes on even if their living conditions have relatively improved. Therefore, there is a need for transformative and emancipatory social policies besides the social welfare programs which solely aim to transfer cash in order to enhance capabilities and economic, cultural, political and social freedoms and challenge inequalities. Social welfare programs should be rights-based and go beyond partial economic transfers and evaluate inequalities that condemns people to poverty and restricts their agencies. Social work practice with welfare beneficiaries should include critical and emancipatory perspectives like anti-oppressive practice and feminist social work to challenge inequalities and transform them.tr_TR
dc.language.isoturtr_TR
dc.publisherSosyal Bilimler Enstitüsütr_TR
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccesstr_TR
dc.subjectSosyal politikatr_TR
dc.subjectToplumsal cinsiyet eşitsizliği
dc.subjectYapabilirlik yaklaşımı
dc.subjectYoksulluk
dc.subjectSosyal hizmet
dc.titleToplumsal Cinsiyet Eşitsizliği, Yapabilirlik ve Yapabilirlikten Yoksunluk: Sosyal Politika Yansımalarıtr_TR
dc.typeinfo:eu-repo/semantics/doctoralThesistr_TR
dc.description.ozetBu çalışma kapsamında eğitim yaşamlarının bir döneminde şartlı eğitim yardımından yararlanmış genç kadın ve erkeklerin onların değer verdikleri bir yaşam sürmek üzere çeşitli alanlardaki yapabilirliklerini etkileyen başta toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri olmak üzere çeşitli eşitsizlikler, bu eşitsizlikler nedeniyle karşılaştıkları engeller ve bu engellerle mücadele deneyimleri ele alınmıştır. Niteliksel araştırma metodolojisinin tercih edildiği çalışmada, 16 kadın ve 12 erkekle derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Derinlemesine görüşmelerde, yapabilirlik yaklaşımının teorik çerçevesinden yararlanılarak hazırlanmış görüşme yönergesi kullanılmıştır. Veriler, MAXQDA programı kullanılarak çözümlenmiş ve veri çözümleme sürecinde temellendirilmiş kuram çalışmasının metodolojik adımları izlenmiştir. Bugün tümü Keçiören’de ikamet eden görüşmecilerin büyük çoğunluğu, tarımsal üretimden koparak İç Anadolu bölgesindeki köy ve kasabalardan Ankara’ya gelen ailelere mensuptur. Görüşmecilerin yarısı, halen sosyal yardımlardan yararlanmaya devam ederken, önemli bir kısmı ise ya yakın zamanda yeniden sosyal yardım başvurusunda bulunmuş ya da yararlandıkları yardımlar yakın tarihte sonlandırılmıştır. Yardım alan ailelerin çocuklarının daha uzun süre eğitim yaşamında kalmaları amacıyla sağlanan şartlı eğitim yardımından yararlanmış genç kadın ve erkeklerin yarısı maddi yoksulluk, kurumsal olanaksızlıklar ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği gibi yapısal eşitsizliklerin kesişiminde eğitim yaşamlarını erkenden terk etmek zorunda kalmışlardır. Bugün ise, geçmişe oranla yaşam koşullarının görece iyileştiği ancak işgücü piyasasının güvencesiz koşullarından olumsuz etkilendikleri ve sosyal yardımlara olan ihtiyacın sonlanmadığı görülmektedir. Sadece maddi transferlere dayanan yardımların yararlanıcıları olan genç kadın ve erkelerin yapabilirlik alanlarını, ekonomik, kültürel, siyasal ve toplumsal özgürlüklerini genişletebilmek ve onları yapabilirlikten yoksun bırakan yapısal eşitsizliklerle mücadele edebilmek için özgürleştirici ve dönüştürücü sosyal politikalara gereksinim bulunmaktadır. Sosyal yardımlar, ailelere kısmi ekonomik destekler sunulmasının dışında onları yoksullaştıran ve kendi yaşamları üzerinde sınırlı eylemlerde bulunabilecek biçimde kısıtlayan farklı biçimlerdeki eşitsizliklere duyarlı olmalı, hak temelli ve bütüncül bir kurguyla planlanmalıdır. Yardım alanlarla çalışan ve sosyal politikaların sahadaki uygulayıcısı konumundaki bir meslek olan sosyal hizmet ise, baskı karşıtı ve feminist sosyal hizmet gibi özgürleştirici ve eleştirel uygulamalarla bu eşitsizliklere meydan okuma ve onları dönüştürme potansiyelini barındırmaktadır.tr_TR
dc.contributor.departmentSosyal Hizmettr_TR
dc.embargo.termsAcik erisimtr_TR
dc.embargo.lift2021-05-25T11:30:31Z
dc.fundingYoktr_TR


Files in this item

This item appears in the following Collection(s)

Show simple item record