Show simple item record

dc.contributor.advisorEkmekçi, Fitnat Güler
dc.contributor.authorYoğurtçuoğlu, Baran
dc.date.accessioned2017-01-11T12:53:00Z
dc.date.available2017-01-11T12:53:00Z
dc.date.issued2016-12-16
dc.date.submitted2016-12-16
dc.identifier.urihttp://hdl.handle.net/11655/3048
dc.description.abstractIntroduction of invasive species is currently considered as one of the main threats for biodiversity and ecosystem function. Gambusia holbrooki (mosquitofish), which has been introduced to many countries since the beginning of the 20th century in order to control mosquitoes, has now invaded all of the continents except Antarctica. Many studies have shown that G. holbrooki, known to threaten many native vertebrate and invertebrate groups, is the most important factor particularly in Europe, by threatening endemic Aphanius species. Turkey with its 13 endemic species of Aphanius, can simply be considered the center of speciation of this genus. Despite this, the biological and ecological characteristics of these species and the information on the impact of G. holbrooki on these species are quite insufficient. Within the scope of this thesis, sex ratios, age structures, growth, reproduction and feeding properties, food competitions and habitat use of critically endangered A. transgrediens, distributed in only Acıgöl (Denizli-Afyon) in the world, and the invasive G. holbrooki, which shares the same habitat, were addressed. iv Preliminary studies were carried out between March 2013 and September 2013 for the purpose of determining the population sizes and overall distributions of the species and habitat characteristics of the area. Following this, a total of 3 stations were selected, in which the interaction of two species was low and high, and the environmental conditions such as salinity and temperature were variable and constant, and monthly fish sampling was carried out accordingly between September 2013 and September 2014. It was determined that while G. holbrooki was present in all of the springs, A. transgrediens was inhabiting only in a few one with a limited population size. Female dominated sex structure is revealed in both species. While a lifespan of 2 years was presented in A. transgrediens, a maximum lifespan of 2 years for females and a maximum of 1 year for males was presented in G. holbrooki. It was found that the average length, length-at first maturity and absolute fecundity of both species were higher in variable environment, but G. holbrooki has a lower reproductive success than in the other stations. In addition, A. transgrediens and G. holbrooki were revealed to reproduce between February-May and AprilSeptember, respectively. It was determined that G. holbrooki fed mainly on Insecta (especially Diptera) adult and larvae as well as zooplankton and occasionally on vegetative sources. A. transgrediens was predominantly fed on detritus and filamentous algae in addition to Insecta larvae and zooplankton. Considering the feeding interactions, G. holbrooki was estimated to have a higher diet diversity and broader niche than A. transgrediens in the area, and put at a low rate of competition, predation and aggression pressure on A. transgrediens which resulted in a current and potential threat. However, it has been shown that the dietary composition of both species differed markedly in all stations studied and that A. transgrediens had herbivorous feeding strategy in the station with particularly variable conditions. It has been figured out that A. transgrediens can survive in large springs where there is a chance of using different parts of the habitat and in high sodium sulphate salinity due to their high tolerance, however G. holbrooki is affected negatively from high salinity. Therefore, it has been revealed that habitat shrinkage is one of the most important factors that may cause G. holbrooki to increase the adverse effect on A. transgrediens.
dc.language.isoturtr_TR
dc.publisherFen Bilimleri Enstitüsütr_TR
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/embargoedAccesstr_TR
dc.subjectSivrisinek Balığı
dc.subjectDişlisazancık
dc.subjectTehdit altındaki balık türü
dc.subjectTuzluluk
dc.subjectBesin paylaşımı
dc.subjectBiyoçeşitlilik
dc.titleİstilacı Bir Balık Türü Gambusia holbrooki İle Endemik Bir Balık Türü Aphanius transgrediens'in Acıgöl (Denizli-Afyon) Kaynaklarındaki Yaşam Döngüleri, Besin Rekabeti ve Habitat Kullanımlarıtr_TR
dc.typeinfo:eu-repo/semantics/doctoralThesistr_TR
dc.description.ozetGünümüzde biyoçeşitlilik ve ekosistem işlevleri üzerindeki başlıca tehditlerden birinin istilacı türler olduğu kabul edilmektedir. Yirminci yüzyılın başlarından itibaren sivrisinek mücadelesi amacıyla pek çok ülkeye taşınan Gambusia holbrooki (sivrisinek balığı) günümüzde Antarktika dışındaki tüm kıtaları istila etmiş durumdadır. Birçok yerel omurgalı ve omurgasız gruplarını tehdit ettiği bilinen G. holbrooki’nin özellikle Avrupa kıtasındaki endemik Aphanius türlerinin tehdit altına girmesindeki en önemli etken olduğu pek çok çalışma ile ortaya konmuştur. Türkiye sahip olduğu 13 endemik Aphanius türü ile bu cinsin adeta türleşme merkezi konumundadır. Buna rağmen bu türlerin biyolojik ve ekolojik özellikleri ile G. holbrooki’nin bu türler üzerindeki etkisi hakkındaki bilgiler oldukça yetersizdir. Yürütülen bu tez çalışması kapsamında, dünyada sadece Acıgöl (Denizli-Afyon) Kaynaklarında dağılım gösteren kritik düzeyde tehlike altındaki A. transgrediens ile aynı habitatı paylaşan istilacı G. holbrooki’nin eşey oranları, yaş yapıları, boyağırlık analizleri, büyüme, üreme ve beslenme özellikleri ile besin rekabetleri ve habitat kullanımları ele alınmıştır. İki türün alandaki popülasyon büyüklüklerinin, genel dağılımlarının ve alanın habitat özelliklerinin belirlenmesi amacıyla öncelikle Mart 2013 - Eylül 2013 ayları arasında ön çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmanın ardından iki türün ii etkileşimlerinin düşük ve yüksek düzeyde olduğu ve tuzluluk ve sıcaklık gibi çevresel koşulların değişken ve sabit olduğu toplam 3 istasyon belirlenmiş ve Eylül 2013 - Eylül 2014 arasındaki dönemde aylık balık örneklemeleri gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre G. holbrooki’nin tüm kaynaklarda bulunduğu, A. transgrediens’in ise sadece birkaç kaynakta ve sınırlı popülasyon büyüklüğünde kaldığı ortaya konmuştur. Her iki türde de dişi bireylerin baskın olduğu bir eşey yapısı belirlenirken, A. transgrediens’te 2 yıllık bir ömür uzunluğu, G. holbrooki dişilerinde en fazla 2, erkeklerinde ise en fazla 1 yıllık ömür uzunluğu belirlenmiştir. Her iki türün değişken çevresel koşulların olduğu örnekleme alanında ortalama boy değerlerinin, ilk olgunluk boylarının ve mutlak fekonditelerinin daha yüksek olduğu ancak G. holbrooki’nin üreme başarısının diğer istasyonlara göre daha düşük olduğu saptanmıştır. Bununla birlikte A. transgrediens’in Şubat-Mayıs ayları arasında, G. holbrooki’nin ise Nisan-Eylül ayları arasında ürediği, dolayısıyla üreme dönemlerinin birbirinden farklı olduğu ve G. holbrooki’nin daha uzun bir üreme dönemine sahip olduğu ortaya konmuştur. G. holbrooki alanda ağırlıklı olarak Insekta (özellikle Diptera) ergin ve larvalarının yanı sıra zooplankton ve zaman zaman bitkisel kökenli kaynaklarla beslendiği, A. transgrediens’in ise ağırlıklı olarak detritus ve ipliksi alg gruplarının yanı sıra Insekta (özellikle Diptera) larvası ve zooplanktonla beslendiği belirlenmiştir. Beslenme etkileşimleri ele alındığında G. holbrooki’nin çalışma alanında A. transgrediens’e göre daha yüksek bir besin çeşitliliğine ve daha geniş bir nişe sahip olduğu, A. transgrediens üzerinde düşük de olsa rekabet, predasyon ve agresyon baskısı kurduğu ve sonuç olarak güncel ve potansiyel bir tehdit oluşturduğu bu çalışma ile belirlenmiştir. Bununla birlikte, incelenen tüm istasyonlarda her iki türün diyet kompozisyonlarının önemli ölçüde farklılık gösterdiği ve A. transgrediens’in özellikle değişken koşulara sahip istasyonda herbivor bir beslenme tarzına sahip olduğu ortaya konmuştur. A. transgrediens’in habitatın farklı noktalarını kullanabilme şansının olduğu büyük kaynaklarda ve yüksek toleransı sayesinde yüksek sodyum sülfat tuzluluğunda hayatta kalabildiği, G. holbrooki’nin ise yüksek tuzluluktan olumsuz yönde etkilendiği belirlenmiştir. Dolayısıyla G. holbrooki’nin A. transgrediens üzerindeki olumsuz etkisinin artmasına yol açabilecek en önemli etkenlerin başında habitat daralmasının olduğu belirlenmiştir.
dc.contributor.departmentBiyolojitr_TR
dc.contributor.authorIDTR169943tr_TR


Files in this item

This item appears in the following Collection(s)

Show simple item record