Show simple item record

dc.contributor.advisorKalaycı, Nazile
dc.contributor.authorTopkaya, Rabia
dc.date.accessioned2017-08-04T06:54:58Z
dc.date.available2017-08-04T06:54:58Z
dc.date.issued2017
dc.date.submitted2017-06-16
dc.identifier.citationAPAtr_TR
dc.identifier.urihttp://hdl.handle.net/11655/3855
dc.description.abstractThe aim of this dissertation is to put forth the representation function of language as well as the difference it creates in our understanding of truth. The study employs the Semantic Triangle, also known as Boethius Triangle, as the criterion, for it properly projects the representation function of language. The first chapter of the thesis dwells on the views of Aristoteles and Locke on language. According to these philosophers, language is the representation of thought, which is itself a representation of truth; that is, language is the representation of representation. Furthermore, language is first projected as speech; writing is put forward as the representation of language. In the second chapter, the views of Humboldt and Saussure on language are analyzed, which are considered as a rupture. According to these philosophers, language is the primary representation of truth, together with thought. Writing is still considered as the representation of speech. Third chapter dwells on the views of Derrida. According to Derrida, language has a function of constructing the truth. Writing is also freed from the role of representing speech, and gained a more comprehensive meaning. The last chapter concludes the study by putting forth the representation function of the language as well as the differences it creates in our understanding of truth.tr_TR
dc.language.isoturtr_TR
dc.publisherSosyal Bilimler Enstitüsütr_TR
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/closedAccesstr_TR
dc.subjectDiltr_TR
dc.subjectTemsil
dc.subjectHakikat
dc.subjectDüşünce
dc.subjectSöz
dc.subjectYazı
dc.titleDünyayı Anlamada Dilin Rolü: Dilin Temsil İşlevi Üzerine Bir Çalışmatr_TR
dc.typedoctoralThesistr_TR
dc.description.ozetBu tezin amacı; dilin temsil işlevinin yanı sıra hakikatleri kuran bir işlev kazanmasının hakikat anlayışımızda yarattığı farkı ortaya koymaktır. Çalışmada dilin temsil ilişkisini iyi yansıttığı için ölçüt olarak, Boethius Üçgeni olarak da bilinen Semantik Üçgen kullanılmıştır. Tezin birinci bölümünde Aristoteles’in ve Locke’un dil görüşleri incelenmiştir. Onlara göre dil, hakikatin temsili olan düşüncenin temsilidir; yani temsilin temsilidir. Ayrıca dil öncelikli olarak söz olarak düşünülmüş, yazı sözün temsili olarak ortaya koyulmuştur. İkinci bölümde, bir kırılma olarak ele alınan Humboldt’un ve Saussure’ün dil görüşleri incelenmiştir. Dil onlara göre, düşünce ile birlikte hakikatin birincil temsilidir. Yazı, hâlâ sözün temsili olarak ele alınmaktadır. Üçünde bölümde Derrida’nın görüşleri incelenmiştir. Dil Derrida’ya göre, hakikatleri kuran bir işleve sahiptir. Yazı da sözün temsili rolünden kurtulmuş, daha kapsayıcı bir anlam kazanmıştır. Sonuç bölümünde, dilin temsil işlevinin yanı sıra hakikatleri kuran bir işlev kazanmasının hakikat kavrayışımızda yarattığı farklar ortaya konulmaya çalışılacaktır.tr_TR
dc.contributor.departmentFelsefetr_TR
dc.contributor.authorID10155723tr_TR


Files in this item

Thumbnail

This item appears in the following Collection(s)

Show simple item record