Show simple item record

dc.contributor.advisorÇİL, Barbaros Erhan
dc.contributor.authorÇAY, Ferdi
dc.date.accessioned2018-02-14T11:22:55Z
dc.date.available2018-02-14T11:22:55Z
dc.date.issued2017
dc.date.submitted2017-11-28
dc.identifier.urihttp://hdl.handle.net/11655/4299
dc.description.abstractObjectives: Carotid artery near-occlusion used to describe the very tight atherosclerotic stenosis in carotid bulb and its main feature is size reduction in artery distal to stenotic ICA (internal carotid artery) segment. The optimal management strategy for carotid artery near occlusion is still controversial. Prior studies about carotid artery stenting (CAS) in patients with near occlusion reported both technically and clinically inspiring results. Nevertheless, perioperative complication related to CAS in patients with near occlusion reported being wide range like %3.3-%17.4. This study aim to evaluate technical success and perioperative complication rate related to CAS in patient with near occlusion. Also, we aim to evaluate is there any difference in complication rate if there is vessel collapse distal to the stenosis. Methods: All extracranial carotid stenosis treated with CAS in Hacettepe University Radiology Department Angiography Unit were retrospectively evaluated. Patients that have extracranial carotid stenosis related to other than atherosclerotic disease are excluded. Among 159 patients that have atherosclerotic carotid stenosis treated with CAS; 55 patients (%34.5) that have carotid near occlusion enrolled to the study. Patient demographics, existing of symptom before CAS procedure, vessel collapse distal to stenosis, angiographic features of the near occlusion, contralateral severe stenosis (>%70), intracranial severe stenosis, use of emboli protective device and its type (proximal, distal, proximal+distal), predilatation before stent deployment, technical success, residual stenosis and perioperative (≤30 day) complication were analyzed. Result: 55 (43 male, 12 women) patients with 56 carotid near occlusion enrolled in the study. One patient had bilateral carotid near occlusion. The mean age of patients was 67.4 (range 46 to 86). 13 patients (%23.2) had near occlusion with collapse and 43 patients (%76.8) had near occlusion without collapse. 38 patients (%67.9) were symptomatic and 18 patients (%32.1) were asymptomatic. 55 of 56 CAS procedure were successful. 3 patients (%25) with near occlusion with collapse and 2 patients (%4.6) with near occlusion without collapse experienced hyperperfusion syndrome (HPS) in perioperative period. Perioperative complications were HPS (%9) and minor stroke (%3.6), when all carotid near occlusion evaluated together. Conclusion: CAS is technically feasible in carotid near occlusion. Nevertheless, carotid near occlusion treatment with CAS is at increased risk of HPS in perioperative period, especially when it performed in patients with carotid near occlusion with collapse.en
dc.language.isoturtr_TR
dc.publisherTıp Fakültesitr_TR
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccesstr_TR
dc.subjectKarotid artertr_TR
dc.subjectPreoklüziv darlık
dc.subjectKollaps
dc.subjectStent
dc.subjectHiperperfüzyon
dc.titleAterosklerotik Ekstrakraniyal İnternal Karotid Arter Preoklüziv Darlıklarında Karotid Stentlemenin Perioperatif Sonuçlarıtr_TR
dc.typeinfo:eu-repo/semantics/otheren
dc.description.ozetGiriş ve Amaç: Karotid preoklüziv darlığı, çok ileri düzeyde darlıkları tanımlamak için kullanılmakta olup darlık distalindeki internal karotid arterde (İKA) belirgin çap azalması ile kendini göstermektedir. Karotid arter preoklüziv darlıklarında optimum tedavi yönetimi hala tartışmalı olmakla birlikte preoklüziv darlıklarda karotid arter stentlemenin klinik ve teknik sonuçları umut vaad etmektedir. Ancak preoklüziv darlıkların stentlenmesinde perioperatif dönemde %3.3-%17.4 gibi geniş bir aralıkta komplikasyon oranları bildirilmektedir. Bu çalışmanın amacı preoklüziv karotid darlıklarında stentlemenin teknik başarı, perioperatif komplikasyon oranlarını belirlemek ve komplikasyon oranlarında darlık distalindeki damarda kollaps varlığına göre farklılık olup olmadığını saptamaktır. Yöntem: Mart 2014 ile Ağustos 2017 tarihleri arasında Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Anjiyografi ünitesinde ekstrakraniyal karotid arter darlığına yönelik endovasküler tedavi uygulanan 159 olgu retrospektif olarak incelenmiştir. Aterosklerotik hastalık dışı nedenlerden dolayı ekstrakraniyal İKA darlığına sahip olan hastalar çalışmaya dahil edilmemiştir. Aterosklerotik ekstrakraniyal İKA darlığına yönelik endovasküler tedavi uygulanan hastalar içerisinden preoklüziv darlığa sahip olan 55 hasta (%34.5) çalışma grubunu oluşturmuştur. Hastaların demografik özellikleri, preoklüziv darlığa İKA kollapsının eşlik edip etmediği, işlem öncesi semptom varlığı, kontralateral İKA’da hemodinamik anlamlı (>%70) darlık varlığı, intrakraniyal ciddi darlık varlığı, intrakraniyal kollateral varlığı, emboli koruma cihazı kullanımı ve türü (proksimal, distal, proksimal+distal), işlem öncesi predilatasyon yapılıp yapılmadığı, teknik başarı, işlem sonrası rezidü darlık varlığı ve perioperatif (≤30 gün) dönemdeki komplikasyonlar analiz edilmiştir. Bulgular: 55 hastada (43 erkek, 12 kadın) 56 preoklüziv İKA darlığı çalışmaya dahil edilmiştir. Bir hastada bilateral preoklüziv darlık izlenmiştir. Hastaların yaş ortalaması 67.4 olup hasta yaşları 46 ile 86 arasında değişmektedir. Karotid anjiyografi bulgularına göre 13 olguya (%23.2) kollapslı preoklüziv darlık ve 43 olguya (%76.8) kollapsız preoklüziv darlık tanısı konulmuştur. İşlem öncesi 38 olguda (%67.9) semptom mevcut iken 18 olgu (%32.1) asemptomatik olarak değerlendirilmiştir. 55 olguda (%98.2) stent istenilen alana başarılı bir şekilde yerleştirilmiştir. İşlem sonrası ilk 30 günlük dönemde kollapslı preoklüziv darlık grubunda 3 olguda (%25), kollapsız preoklüziv darlık grubunda 2 olguda (%4.6) hiperperfüzyon sendromu gelişti. Bütün preoklüziv darlıklar ele alındığında perioperatif komplikasyonlarımız olan hiperperfüzyon sendromu ve minör inme oranları sırası ile %9 ve %3.6 olarak olarak saptandı. Sonuç: Preoklüziv darlıklarda karotid arter stentleme teknik olarak uygulanabilir bir yöntem olmakla birlikte, preoklüziv darlıkların özellikle de kollapslı preoklüziv darlıkların stent ile endovasküler tedavisi perioperatif dönemde artmış hiperperfüzyon sendromu riski ile birliktedir.tr_TR
dc.contributor.departmentRadyolojitr_TR
dc.contributor.authorID197137tr_TR


Files in this item

This item appears in the following Collection(s)

Show simple item record