Show simple item record

dc.contributor.advisorİldeş, Yonca Anzerlioğlu
dc.contributor.authorErman, Arzu
dc.date.accessioned2019-03-11T08:46:47Z
dc.date.issued2019-03
dc.date.submitted2019-02-11
dc.identifier.urihttp://hdl.handle.net/11655/6123
dc.description.abstract19th century was a century in which some great changes and transformations experienced for the Ottoman Empire. Because, the emergence of the nation-state form based on the European model as an idealized structure in this century created a great danger for the territorial integrity of the Ottoman Empire, which had until then united the groups with different identities and belonging in its own socio-political system. As a matter of fact, as a result of the armed struggle against the Ottoman Empire at the beginning of the century, the first nation that left this system became the Greek nation and thus the first wound of Pax-Ottomana. That this situation created a prototype for other nations living in both the Balkans and in the different regions of the Ottoman geography, required the Ottoman Empire to apply several new applications to understand and survive the new world order. For the newly established Greek state, it was compulsory to expand its territory against the Ottoman Empire due to its stuck to the south of the Balkans, its lack of enough population and with its current status being distant from strategic centers and economic resources. Therefore, the ideal, which the Greek State had to construct and formulated with the name Megali Idea, produced practical solutions to the problems of the state in the conditions of that day and acted as an intermediary between the public and the administrators by giving an impetus to the Greek people. Because this ideal, in addition to expanding with irredentist policies, also carries the ideal of changing the individuals to a "Greek Citizen" by creating a homogeneous culture.In this study, the internal dynamics of the Greek nation-state form, the problems arising in the early Turkish and Greek relations based on political and socio-cultural goals, how these problems are approached, what are the methods of solution and compromise are discussed in the context of the changing governance-governed relationship. In this study, the relations between the two states were discussed through the problems of Macedonia, Thessaly and Crete. According to this, while Thessaly and Crete appear as a field of conflict between the two states, contrary to the classical historiography in which Turkish-Greek relations are seen as the usual form of antagonism, it was observed that there was a wide alliance and cooperation between the two states because of the strengthening of the Bulgarian Principality in the region about Macedonia.tr_TR
dc.language.isoturtr_TR
dc.publisherSosyal Bilimler Enstitüsütr_TR
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccesstr_TR
dc.subjectYunanistan Krallığı, Ulus-devlet, Megali İdeatr_TR
dc.titleErken Dönem Osmanlı Devleti-Yunanistan Krallığı İlişkileri: Problemler, Çatışan Faktörler ve Uzlaşmatr_TR
dc.typedoctoralThesistr_TR
dc.description.ozet19. yüzyıl Osmanlı Devleti için büyük değişim ve dönüşümlerin yaşandığı bir yüzyıl olmuştur. Çünkü bu yüzyılda, Avrupa modeline dayandırılan ulus devlet formunun idealleştirilmiş bir yapı olarak ortaya çıkması, şimdiye kadar farklı kimliklere ve aidiyetlere sahip grupları sosyo-politik sisteminde birleştirmiş olan Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğü açısından büyük bir tehlike oluşturmuştur. Nitekim, yüzyıl başında Osmanlı Devleti’ne karşı başlattığı silahlı mücadele sonunda, bu sistemden ayrılan ilk millet Yunan ulusu olmuş ve böylelikle Pax-Ottomana ilk yarasını almıştır. Bu durumun, hem Balkanlar’da hem de Osmanlı coğrafyasının farklı bölgelerinde yaşayan diğer uluslar için de bir prototip oluşturması, Osmanlı Devleti’nin yeni dünya düzenini anlamak ve hayatta kalmak için bir dizi yeni uygulamalara başvurmasını gerektirmiştir. Yeni kurulan Yunan devleti için, Balkanlar’ın güneyine sıkışıp kalması, yeteri kadar nüfusa sahip olmaması ve mevcut bu durumuyla stratejik merkezlere ve ekonomik kaynaklara uzak olması gibi sebeplerle Osmanlı Devleti aleyhine topraklarını genişletmesi zorunlu olmuştur. Dolayısıyla Yunan Devleti’nin kurgulamak zorunda olduğu ve Megali İdea adıyla formüle ettiği ülkü, o günün koşullarında hem devletin problemlerine pratik çözümler üretmiş hem de Yunan halkına bir ivme vererek halk ile yöneticiler arasında aracı işlevi görmüştür. Çünkü bu ideal, irredentist politikalarla genişlemenin yanı sıra türdeş bir kültür yaratarak bireyleri birer “Yunan vatandaşına” döndürme ideali de taşımaktadır. Bu çalışmada, Yunan ulus devleti formunun iç dinamikleri, siyasi ve sosyo-kültürel hedefleri temel alınarak erken dönem Türk ve Yunan ilişkilerinde ortaya çıkan sorunlar, bu sorunlara nasıl yaklaşıldığı, çözüm ve uzlaşı yöntemlerinin neler olduğu konuları değişen Yöneten-Yönetilen ilişkisi bağlamında ele alınmıştır. Çalışmada Makedonya, Teselya ve Girit sorunları üzerinden İki devlet ararsında gelişen ilişkiler ele alınmıştır. Buna göre Teselya ve Girit iki devlet arasında bir çatışma alanı olarak karşımıza çıkarken, Türk-Yunan ilişkilerinin bildik uzlaşmazlık figürü olarak görüldüğü klasik tarih yazımının aksine, Makedonya konusunda, Bulgar Prensliği’nin bölgede güç kazanması nedeniyle iki devlet arasında geniş çaplı ittifak ve işbirliği yaşandığı gözlenmiştir.tr_TR
dc.contributor.departmentTarihtr_TR
dc.embargo.termsAcik erisimtr_TR
dc.embargo.lift2019-03-11T08:46:47Z


Files in this item

This item appears in the following Collection(s)

Show simple item record