Show simple item record

dc.contributor.advisorSönmez, Abdulkerim
dc.contributor.authorBeyaz, Cenk
dc.date.accessioned2019-06-19T11:48:40Z
dc.date.issued2019
dc.date.submitted2019-05-23
dc.identifier.citationBEYAZ, Cenk. Kırsal Göçmenin Kimlik, Aidiyet ve Bağlılık Mücadelesi: Rizeli Göçmenler Üzerine Bir Çalışma, Doktora Tezi, Ankara, 2019.tr_TR
dc.identifier.urihttp://hdl.handle.net/11655/7577
dc.description.abstractThis research concerns clarification, explanation and interpretation of a social fact known as rural migrant’s “longing for and loyalty to the homeland”, which remains in the background of the migration and urbanization literature. This social fact, discussed in the example of the migration of people of Rize to different places within and outside the country, constitutes a struggle for existence and belonging which appears through different strategies and applications exhibited by the migrants occasionally to return to their homeland but mostly to spend their lives in a collective settlement order and to transfer the feeling of loyalty to the homeland to the next generations. The basic subjects exclusively dealt with by this study for clarification and explanation of this struggle include the reasons the migrants had to migrate and how they perceived and interpreted these factors; thoughts, relationships and socialization patterns that made them preserve their connection with their homelands; and how their struggles were received and how much they were supported by their family environments and the new way of life they set up where they migrated. To clarify these subjects, 81 migrants were in-depth interviewed during the research process and these migrants were determined with the expediency method (purposive sampling) in consideration of their purposes or reasons for migration and the way of settlement they maintain. The migrants interviewed with regard to their reasons or purposes for migration comprise four subsets. These are (i) the ones who migrated for the purpose of receiving secondary or higher education, (ii) the ones who migrated for the purpose of becoming entrepreneurs or engaging in trade, (iii) the ones who migrated to search for employment opportunities in different places as unskilled workers, (iv) and the ones who migrated by marriage. The migrants in terms of the settlement order they still maintain comprise four main sets. These are (i) the ones who live where they migrated, not in Rize, and return to the rural area at specific times of the year for short or long term holidays or for harvest and own rural dwellings used for this purpose; (ii) the ones who return to their rural origins after migration; (iii) the ones who migrate from the rural area and then return to city or county center of Rize; (iv) and the ones who reside both in the rural area and the city, particularly in one of the city or county centers of Rize, following the migration process. The research data shows that the connection the migrants maintain with their own origins and the struggle they go through for this purpose do not simply indicate that they failed to build a new and meaningful existence for themselves where they migrated. On the contrary, migrants mostly do not consider that they migrated, but temporarily went to a foreign land (gurbete çıkmak) to return to home later. Furthermore, their struggle for belonging and loyalty to their homelands is qualified as a value-oriented rationalistic action they take to preserve “being displaced” for generations that represents a significant aspect of their social identities, in particular to ideas, thoughts and emotions generating from the effects of early socialization. The struggle of the migrants having this qualification appears to be the manifestation of meta-historical rationality, in Weber’s words, even when it is not suitable for substantive-formal rationality of modernity. However, this struggle and the concrete form it gained do not seem to end. On the contrary, the struggle put forward for identity, belonging, and affiliation and transfer and preservation thereof for generations appear to be a form of social existence, called liquid modernity by Bauman, which is seen specifically among migrants and reevaluated, interpreted and added new content and orientation with every new generation within the social conditions they are in.tr_TR
dc.description.tableofcontentsİÇİNDEKİLER KABUL VE ONAY i YAYIMLAMA VE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI ii ETİK BEYAN iii TEŞEKKÜR iv ÖZET v ABSTRACT vii İÇİNDEKİLER ix GİRİŞ 1 BÖLÜM 1: BİRER TOPLUMSAL OLGU OLARAK GÖÇ, GÖÇMENLİK VE GÖÇMENİN MEMLEKETİNE OLAN TUTKUSU 9 1.1. GÖÇ VE GÖÇMEN 11 1.2. GURBET VE GURBETÇİ 14 1.3. GÖÇ TÜRLERİ 18 1.4. GÖÇ KURAMLARI 21 1.4.1. Genel Göç Kuramları 22 1.4.2. Uluslararası Göç Kuramları 26 1.5. GERİYE GÖÇ 35 1.6. MODERNLEŞME SÜRECİNDE TÜRKİYE’DE GÖÇ OLGUSU 57 1.6.1. Türkiye’de İç Göç 58 1.6.2. Türkiye’den Göç 62 1.6.3. Türkiye’ye Göç 68 1.6.3.1. Transit Göç 71 1.6.4. Türkiye’deki Güncel Göç Hareketliliği 73 BÖLÜM 2: ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ VE METODOLOJİK YAKLAŞIMI 75 BÖLÜM 3: YOLA ÇIKIŞ 83 3.1. RİZE’DEN AYRILIŞA SEBEP OLAN EKONOMİK VE TOPLUMSAL DURUM 84 3.2. GÖÇÜN VE GURBETE ÇIKIŞIN HİKÂYESİ 94 3.3. GERİDE BIRAKILAN TOPRAĞIN DURUMU 103 3.4. MENZİLE GİDİŞ VE YERLEŞİM SÜRECİ 108 3.5. GURBET VE GÖÇ BİR AYRILIK, BİR KOPUŞ MU? 125 BÖLÜM 4: KÖKEN İLE SÜRDÜRÜLEN İLİŞKİ VE BAĞLARIN SOMUT BİÇİMLERİ 147 4.1. “BİR ŞEYLER BENİ RİZE’YE ÇEKİYOR” 148 4.2. “ARKADAN GELENLER YAP(A)MAZ, BENİM YAPMAM GEREKİR” 162 4.3. MÜLKİYET EDİNİLMESİ: BARINMA, YATIRIM VE DİĞER İHTİMALLER 167 4.4. “ÇAYI TOPLAMAZSAN ADAMA KÜFREDERLER” 173 4.5. RİZE’YE GİDİLDİĞİNDE NEREDE VE KİM(LER)LE KALINIYOR? 177 4.6. RİZE İLE BAĞLARIN SÜRDÜRÜLMESİNDE EŞ VE ÇOCUKLARIN ROLÜ 179 4.7. DİĞER AİLE FERTLERİNİN RİZE İLE İRTİBATLARI 189 4.8. RİZE’Yİ YAŞANILIR VEYA YAŞANMAZ KILAN ŞEYLERİN NELER OLDUKLARI 193 4.9. “ELHAMDÜLİLLAH RİZELİYİM” 209 4.10. HATIRALAR 215 4.11. “UZAKTAN RİZE’YE BAKINCA DAHA FARKLI GÖZÜKÜYOR İNSANA” 222 BÖLÜM 5: KENDİLERİNİ ASLEN NEREYE AİT HİSSETTİKLERİ 226 5.1. BEN RİZELİYİM AMA RİZE’YE AİT MİYİM? 227 5.2. “ÜSTTEN GİDEMEZSEM ALTTAN GİDECEĞİM” 241 5.3. KESİN DÖNÜŞ MÜMKÜN MÜ? 248 5.4. EŞ VE ÇOCUKLARIN KESİN DÖNÜŞ KARARINA BAKIŞLARI VE UYUM İHTİMALLERİ 255 5.5. BÜYÜK ŞEHİR Mİ İTİYOR YOKSA RİZE Mİ ÇEKİYOR? 258 5.6. “İMKÂNIM OLSA DAHA FAZLASINI YAPARIM, HİÇ GÖZÜME GELMEZ” 263 SONUÇ 268 KAYNAKÇA 285 EKLER 305 EK 1. ORİJİNALLİK RAPORU 305 EK 2. ETİK KURUL / KOMİSYON İZNİ 306 EK 3. GÖNÜLLÜ KATILIM FORMU 308 EK 4. MÜLÂKAT SORULARI 309 EK 5. KATILIMCI TABLOSU 313tr_TR
dc.language.isoturtr_TR
dc.publisherSosyal Bilimler Enstitüsütr_TR
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/closedAccesstr_TR
dc.subjectGöçtr_TR
dc.subjectGurbet
dc.subjectAkışkan modernlik
dc.subjectManevi araçsal akılcılık
dc.subjectÇoklu kimlikle çoklu mekânda yaşayış
dc.subjectGeriye göç
dc.subject.lcshKonu Başlıkları Listesi::Sosyal bilimlertr_TR
dc.titleKırsal Göçmenin Kimlik, Aidiyet ve Bağlılık Mücadelesi: Rizeli Göçmenler Üzerine Bir Çalışmatr_TR
dc.typeinfo:eu-repo/semantics/doctoralThesistr_TR
dc.description.ozetBu araştırma, kırsal göçmenin “memleketine özlemi ve bağlılığı” olarak da bilinen fakat göç ve kentleşme literatüründe daha geri planda kalmış bir toplumsal olgunun anlaşılır kılınması, açıklanması ve yorumlanması ile ilgilidir. Ülke içinde veya dışında farklı yerlere göç etmiş olan Rizeli göçmenler örneğinde ele alınan bu toplumsal olgu kendisini göçmenin bazı hâllerde memleketine geri dönmek ama çoğu hâlde çoklu bir yerleşim düzeneği içinde hayatını sürdürmek ve memlekete olan bağlılık duygusunu kendisinden sonraki kuşaklara da aktarmak için ortaya koyduğu değişik türden strateji ve uygulamalarla tezahür eden bir varoluş ve aidiyet mücadelesidir. Bu mücadeleyi anlaşılır kılmak ve açıklayabilmek adına çalışmanın münhasıran ilgilendiği temel hususlar göçmenlerin doğdukları yerlerden neden göç etmek zorunda kaldıkları ve bu etkenlerin göçmen tarafından nasıl anlaşıldığı ve yorumlandığı, onları doğdukları topraklarla irtibatlarını sürdürmeye iten düşünce, duygu, ilişkiler ve toplumsallaşma örüntülerinin neler oldukları ve göç ettikleri yerde kurdukları yeni hayat düzeni ve aile çevrelerinin onların bu çabalarını nasıl karşıladıkları ve ne oranda kendisine destek verdikleridir. Bu hususları aydınlatmak amacıyla araştırma sürecinde toplam 81 göçmen ile derinlemesine mülâkat yapılmış olup bu göçmenler göç amaçları veya sebepleri ve hâlen sürdürmekte oldukları ikamet biçimleri dikkate alınmak suretiyle amaca uygunluk yöntemi (kastî örnekleme) ile belirlenmiştir. Göç etmelerinin sebebi veya amacı bakımından kendileriyle mülâkat yapılan göçmenler dört alt kümeden oluşmaktadır. Bunlar; (i) orta veya yükseköğrenim görmek amacıyla göç edenler, (ii) girişimci olmak veya ticaretle uğraşmak amacıyla göç edenler, (iii) vasıfsız işçi olarak başka yerlerde istihdam imkânı aramak amacıyla göç edenler ve (iv) evlilik sebebiyle göç edenlerdir. Hâlen sürdürdükleri yerleşim düzeni bakımından ise göçmenler yine dört ana kümeden oluşmaktadır. Bunlar; (i) esas olarak Rize’de değil, göç ettikleri yerlerde yaşamakta olup, kısa veya uzun süreli tatiller veya hasat için yılın belli dönemlerinde kıra dönen ve bunun için kırda meskeni olanlar, (ii) göçün ardından tekrar kırsal kökenlerine dönüş yapanlar, (iii) kırdan göç edip, ardından Rize il merkezi veya ilçe merkezine dönüş yapanlar ve (iv) göç sürecinin bir devamı olarak hem kırda hem de başta Rize il veya ilçe merkezlerinden biri olmak üzere kentte ikamet edenler. Araştırma verileri göstermektedir ki, göçmenin kendi kökeni ile sürdürdüğü bağ ve bu amaçla ortaya koyduğu mücadele basitçe onun göç ettiği yerlerde kendine yeni ve anlamlı bir varoluş inşa edememiş olması ya da başarısızlığa uğramış olması değildir. Aksine birçok hâlde göçmen kendisini göç etmiş değil, zaten evine geri dönmek üzere geçici süreliğine gurbete çıkmış biri olarak görmektedir. Dahası onun memleketine olan aidiyet ve bağlılık mücadelesi başta erken dönem sosyalizasyonunun etkilerinden kaynaklanan fikirler, düşünceler ve duygular olmak üzere onun toplumsal kimliğinin önemli bir boyutunu temsil eden “bir yerden olma”yı nesiller boyu sürdürmek uğruna giriştiği değer yönelimli bir akılcı eylem olma vasfı taşımaktadır. Bu vasfıyla göçmenin mücadelesi modernliğin araçsal-formel akılcılığına pek de uygun olmadığı hâllerde bile Weber’in tabiriyle tarih üstü bir akılcılığın tezahürü olarak nitelendirilebilir görünmektedir. Ancak, bu mücadele ve onun almış olduğu somut biçim sonu olan bir mücadele gibi de durmamaktadır. Aksine, kimlik, aidiyet ve mensubiyet için ortaya konan çaba ve bunun nesiller boyu aktarımı ve sürdürülmesi her yeni neslin kendini içinde bulduğu toplumsal koşullar içinde yeniden değerlendirilen, yorumlanan ve bu suretle yeni bir içerik ve yönelim kazanan ve Bauman’ın akışkan modernlik diye tabir ettiği bir toplumsal varoluşun göçmen özelinde tezahür eden bir biçimi olarak nitelendirilebilir görünmektedir.tr_TR
dc.contributor.departmentSosyolojitr_TR
dc.embargo.termsAcik erisimtr_TR
dc.embargo.lift-
dc.identifier.ORCIDhttps://orcid.org/0000-0001-5012-9839tr_TR


Files in this item

This item appears in the following Collection(s)

Show simple item record