Show simple item record

dc.contributor.advisorSamur, Fatma Gülhan
dc.contributor.authorYılmaz, Sine
dc.date.accessioned2019-06-20T10:33:51Z
dc.date.issued2019
dc.date.submitted2019-05-31
dc.identifier.urihttp://hdl.handle.net/11655/7585
dc.description.abstractIn systemic lupus erythematosus (SLE), nutritional therapy has a great importance in the prevention and treatment of complications such as atherosclerosis, dyslipidemia, diabetes, metabolic syndrome and obesity. The aim of this study was to determine the relationship between nutritional status with dietary patterns and cardiovascular risk factors with serum adipokine (leptin, adiponectin) levels in adolescents with SLE. A total of 48 adolescents 24 adolescents with SLE (cases) and 24 healthy adolescents (control) were enrolled in the study in Rheumatology Unit of Hacettepe University Ihsan Dogramaci Children's Hospital. A questionnaire was applied to evaluate the general characteristics, health status, food consumption frequency and anthropometric measurements of the individuals and blood samples were taken for serum adipokine levels and other biochemical findings (blood lipid profile, vitamin D, vitamin B12, B6 and homocysteine). KIDMED quality index was applied. SLE patients were followed up for 12 weeks in order to evaluate the effectiveness of nutrition education given to patients at the beginning of the study. Waist circumference, body mass index (BMI), body fat ratio (%) and waist/height ratio of SLE patients were significantly higher than the control group (p <0.05). A linear correlation was found between the disease activity index (SLEDAI) and body weight, BMI, body fat ratio and waist circumference (p <0.05).There was no statistically significant difference between the two groups in terms of energy and macro nutrient intake (p> 0.05). On the other hand, carbohydrate and fat energy ratios of the individuals in the case group were found to be significantly higher than the control group (p <0.05). Vitamin D deficiency ((30ng / dL) was determined in 95.8% of the adolescents in both groups and no significant difference was found between the groups (p> 0.05). The HDL levels of the adolescents in the case group (50.3 ± 13.2 mg / dL) were significantly lower than the control group (58.6 ± 10.9 mg / dL) and the total cholestereol / HDL ratio was higher (case: 3.2 ± 0.8, control: 2.7 ± 0.5) (p <0.05). When adipokine levels compared, leptin levels of the case group were found to be significantly higher than the control group (case: 166.34 ± 167.4 pg / mL, control: 52.8 ± 59.4pg / mL) (p <0.05). Serum leptin levels were linearly correlated with serum triglycerides (r = 0.535), LDL (r = 0.324) and total cholesterol (r = 0.349) levels (p <0.05). In the second phase of the study, which evaluated the effectiveness of nutritional education, there was a statistically significant (p <0.05) increase in BMI although total fat, saturated fat and sodium intake decreased (p <0.05), fiber, vitamin C, potassium, magnesium, phosphorus and folate intake was found to be increased (p <0.05). Statistically insignificant increase in diet quality index (KIDMED) scores (baseline: 4.7 ± 2.3, 12 weeks later: 5.5 ± 2.4) was detected (p> 0.05). There was no difference in blood lipid levels, but there was an increase in serum leptin levels. As a result of this study, it was shown that nutritional status and diet patterns of SLE adolescents had a significant relationship between cardiovascular risk factors. Nutritional therapy and education are important in the prevention and treatment of complications such as atherosclerosis, dyslipidemia, metabolic syndrome and obesity in SLE patients.tr_TR
dc.language.isoturtr_TR
dc.publisherSağlık Bilimleri Enstitüsütr_TR
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/restrictedAccesstr_TR
dc.subjectJuvenil sistemik lupus eritematozustr_TR
dc.subject.lcshKonu Başlıkları Listesitr_TR
dc.titleJuvenil Sistemik Lupus Eritematozus Hastalarının Beslenme Durumları İle Kardiyovasküler Risk Faktörleri ve Serum Adipokin Düzeyleri Arasındaki İlişkinin Değerlendirilmesitr_TR
dc.typeinfo:eu-repo/semantics/doctoralThesisen
dc.description.ozetSistemik lupus eritematozus (SLE)’ta ateroskleroz, dislipidemi, diyabet, metabolik sendrom ve obezite gibi komplikasyonların önlenmesinde ve tedavisinde beslenmenin önemi büyüktür. Bu çalışma, SLE’li adölesanların beslenme durumları ve diyet örüntüleri ile kardiyovasküler risk faktörleri ve serum adipokin (leptin, adiponektin) düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi Romatoloji ünitesinde SLE tanısı ile takip edilen 24 adölesan (vaka) ve 24 sağlıklı adölesan (kontrol) olmak üzere toplam 48 adölesan katılmıştır. Bireylere genel özelliklerini, sağlık durumlarını, besin tüketim sıklıklarını ve antropometrik ölçümlerini değerlendirmeye yönelik anket formu uygulanmış, serum adipokin düzeyleri ve diğer biyokimyasal bulgular (kan lipit profili, D vitamini, B12 ve B6 vitamini, homosistein) için kan örnekleri alınmıştır. KIDMED kalite indeksi uygulanmıştır. Çalışmanın başlangıcında hastalara verilen beslenme önerilerinin etkinliğini değerlendirmek amacıyla SLE’li bireyler 12 hafta boyunca izlenmiştir. SLE’li bireylerin bel çevresi, beden kütle indeksi (BKİ),toplam yağ yüzdesi (%) ve bel/boy oranı kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksek olarak bulunmuştur (p<0,05). Hastalık aktivitesi (SLEDAI) ile vücut ağırlığı, BKİ, toplam yağ yüzdesi ve bel çevresi arasında doğrusal bir ilişki bulunmuştur (p<0,05). Her iki grup arasında enerji ve makro besin ögeleri alımları açısından istatiksel olarak önemli bir fark bulunmamıştır (p>0,05). Buna karşın vaka grubundaki bireylerin enerjinin karbonhidrat ve yağlardan gelen oranları kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu saptanmıştır (p<0,05). Vaka grubundaki adölesanların %95,8’inde D vitamini yetersizliği (≤30ng/dL) saptanmış olup gruplar arasında önemli bir farklılık bulunmamıştır (p>0,05). Ayrıca vaka grubundaki adölesanların HDL düzeyleri (50,3±13,2 mg/dL) kontrol grubuna (58,6±10,9 mg/dL) göre anlamlı düzeyde düşük, total kolestereol/HDL oranı ise daha yüksek bulunmuştur (vaka:3,2±0,8; kontrol:2,7±0,5 p<0,05). Adölesanların serum leptin ve adiponektin düzeyleri karşılaştırıldığında vaka grubunun leptin düzeyleri kontrol grubuna göre önemli oranda yüksek bulunmuştur (vaka:166,33±167,3pg/mL, kontrol: 52,8±59,4pg/mL)(p<0,05). Serum leptin düzeyleri serum trigliserit (r=0,535), LDL (r=0,324) ve toplam kolesterol (r=0,349) düzeyleri ile doğrusal yönlü bir korelasyon göstermektedir(p<0,05). Beslenme önerilerine uyumun değerlendirildiği araştırmanın ikinci aşamasında BKİ’de istatiksel olarak önemli (p<0,05) bir artış olmakla birlikte diyetle toplam yağ ve doymuş yağ alımında azalma (p<0,05), posa, C vitamini, potasyum, magnezyum, fosfor ve folat alımında artış olduğu saptanmıştır (p<0,05). Diyet kalite indeksi (KIDMED) puanlarında (başlangıç: 4,7±2,3, 12 hafta sonra: 5,5±2,4) da istatiksel olarak önemli olmayan bir artış olduğu saptanmıştır (p>0,05). Kan lipit düzeylerinde herhangi bir fark görülmezken, serum leptin düzeylerinde artış olduğu gösterilmiştir. Bu çalışmanın sonucunda SLE’li adolesanların beslenme durumları ve diyet örüntüleri ile kardiyovasküler risk faktörleri düzeyleri arasındaki önemli bir ilişki olduğu gösterilmiştir. SLE hastalarında ateroskleroz, dislipidemi, metabolik sendromve obezite gibi komplikasyonların önlenmesinde ve tedavisinde beslenme tedavisi ve eğitimi önemlidir.tr_TR
dc.contributor.departmentBeslenme ve Diyetetiktr_TR
dc.embargo.terms6 aytr_TR
dc.embargo.lift2019-12-23T10:33:51Z


Files in this item

This item appears in the following Collection(s)

Show simple item record