Show simple item record

dc.contributor.advisorMutlu, Erdem İlker
dc.contributor.authorSaraçyakupoğlu, Gökey
dc.date.accessioned2022-07-04T08:18:44Z
dc.date.issued2022
dc.date.submitted2022-06-01
dc.identifier.citationSaraçyakupoğlu, Gökey. "Uluslararası Deniz Hukukunda Hakkın Kötüye Kullanılması ve Uluslararası Andlaşmalar Bağlamında Uygulanması" Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Hacettepe Üniversitesi, 2022.tr_TR
dc.identifier.urihttp://hdl.handle.net/11655/26466
dc.description.abstractThe prohibition of abuse of rights, one of the most important tools for the protection of good faith in national legal orders, falls within the scope of "general principles of law recognized by civilized nations" under Article 38 of the Statute of the International Court of Justice. Following this, the abuse of rights principle should have “generality” as used in different legal systems and a recognization by civilized nations. In national legal systems, the prohibition is used for preventing abusive usage of the property right in a way that harms the neighbors. However, the rule is applied in international law in order to eliminate the possibility of the abuse of the rights of states recognized by international law to the detriment of other states. In this context, the prohibition was used by “arbitration tribunals” and “international courts” have been discussed either in proceedings or included in the final decisions, although it was not directly based on. Moreover, the parties of international disputes such as United Kingdom and Panama have also referred to the prohibition on their applications. Especially within the process of codification of international law of the sea, which started in the first half of the 20th century, the principle of abuse of rights also had an important place. In this regard, in the beginning, the principle was only applied for limiting the freedom of fishing in the open sea to conservation and sustainability of living resources of the open seas. Thereafter, with the 1982 United Nations Convention on the Law of the Sea, which aimed to regulate the international law of the sea in a very detailed and precise manner, it evolved to a general principle that can be applied to all international law of the sea within the scope of Article 300.tr_TR
dc.language.isoturtr_TR
dc.publisherSosyal Bilimler Enstitüsütr_TR
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccesstr_TR
dc.subjectHakkın kötüye kullanılması yasağıtr_TR
dc.subjectHukukun genel ilkeleritr_TR
dc.subjectİyiniyet ilkesitr_TR
dc.subjectKötüniyettr_TR
dc.subjectUluslararası deniz hukukutr_TR
dc.subjectUluslararası hukukun kaynaklarıtr_TR
dc.subject.lcshUluslararası hukuktr_TR
dc.titleUluslararası Deniz Hukukunda Hakkın Kötüye Kullanılması ve Uluslararası Andlaşmalar Bağlamında Uygulanmasıtr_TR
dc.typeinfo:eu-repo/semantics/masterThesistr_TR
dc.description.ozetUlusal hukuk düzenlerinde iyiniyetin korunmasına yönelik en önemli araçlardan biri olan hakkın kötüye kullanılması yasağı uluslararası hukukun kaynaklarını ortaya koyduğu kabul edilen Uluslararası Adalet Divanı Statüsü’nün 38. maddesi doğrultusunda “medeni milletlerce tanınan hukukun genel ilkeleri” kapsamına girmektedir. Bu doğrultuda hakkın kötüye kullanılması yasağının, “genellik” yani farklı hukuk sistemlerinde kullanılma ve “medeni milletlerce tanınma” olmak üzere iki farklı niteliği haiz olması gerekmektedir. Ulusal hukuk sistemlerinde özellikle mülkiyet hakkının bir başkasına kötüniyetle zarar verecek şekilde kullanılmasının engellenmesi amacını taşıyan hakkın kötüye kullanılması yasağı, uluslararası hukukta ise devletlere tanınan hakların başka devletlerin zararına olacak şekilde kullanılması ihtimalini ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır. Bu kapsamda, tahkim mahkemeleri ve uluslararası mahkemeler tarafından da hakkın kötüye kullanılması yasağına, her ne kadar doğrudan dayanılmasa da, yargılama sürecinde ya da kararlarda yer verilmiştir. Buna ek olarak, uyuşmazlıklara taraf olan Birleşik Krallık ve Panama gibi devletler de dava dilekçelerinde bu yasağa atıf yapmışlardır. Özellikle 20. yüzyılın ilk yarısı itibariyle başlayan uluslararası deniz hukukunun kodifikasyonu faaliyetlerinde hakkın kötüye kullanılması yasağı da çeşitli açılardan kendine yer bulmuştur. Bu doğrultuda, başlarda yalnızca açık denizdeki canlı kaynakların korunması ve sürdürülebilirliğinin sağlanmasına yönelik olarak açık denizde balıkçılık serbestisinin sınırlandırılması amacıyla ele alınan hakkın kötüye kullanılması yasağı, sonraki dönemde oldukça detaylı ve uluslararası deniz hukukunun tam ve kesin bir şekilde düzenlenmesi amacını taşıyan 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’yle, 300. madde kapsamında uluslararası deniz hukukunun tümüne uygulanabilecek bir genel ilke haline getirilmiştir.tr_TR
dc.contributor.departmentKamu Hukukutr_TR
dc.embargo.termsAcik erisimtr_TR
dc.embargo.lift2022-07-04T08:18:44Z
dc.fundingYoktr_TR
dc.subtypeproficiencyinarttr_TR


Files in this item

This item appears in the following Collection(s)

Show simple item record